İçeriğe geç

“Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz lan?”

Bir gün bir gazeteci,  bir polis kontrol noktasında gözaltına alınıyor.

Genç gazeteci bir an hiddetlenip “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?” diye bağırınca, polisler;

“Evet biliyoruz kim olduğunu, o yüzden gözaltına alıyoruz” demişler.

Günümüzde artık gazeteciler değil, güce yakın duranlar bağırıyor böyle.

Ve doğrusunu söylemek gerekirse çoğu zaman tutuyordu.

Geçtiğimiz aylarda bir iktidar partisi milletvekili, görevini yapan polislere bu minvalde cümlelerle bağırıp fırça atarken yansıdı kamuoyuna.

Geçen gün Ağrı’da havalimanında görevli polisle tartışan iktidar partisinin bir yöneticisi aynı cümleyi telaffuz etmişti.

Bunlar yansıyanlardan birkaç tanesi sadece.

Olayın temeli “Biz iktidarız, biz güçlüyüz, siz kimsiniz ki haddinizi aşarak bize kimlik sorarsınız, bize kural hatırlatırsınız” çemkirmesi aslında.

Bu kez mekan Tatvan Adliyesi.

Olayın kahramanı AKP Bitlis İl Başkan Yardımcısı Medet İlbars.

Sahne aynı hemen hemen,

Adliyeye giren vatandaşın maskesi yoksa “Maskenizi takar mısınız?” diye uyarıyor kapıdaki polis.

Bu teşkilat başkanı zat da yargılandığı bir davadan dolayı (ki dava ayrı bir vaka zaten) adliyeye gidiyor.

Maskesiz tabi.

Polis de uyarıyor.

Vay sen misin bunu diyen…

“Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz lannn” diye nara peşi sıra geliyor.

Polis memuru görevini yaptığını, maske takması gerektiğini, takmazsa geçemeyeceğini söylüyor.

Tartışma büyüyor, siyasilere, mülki idari amirlere haber veriliyor.
.
Araya giren girene.
.
Koskoca iktidar partisi il başkan yardımcısı bu.
.
Tabi ki istediği yere istediği şekilde girecek, kimse de sen kimsin diye sormayacak diye düşünüyorlar.
.
Olayın büyümesi üzerine, adliyede başsavcı da görüyor.
.
Başsavcı olaya müdahale edince, kimlik tespiti yapılmasını istiyor.
.
Bir skandal da burada patlak veriyor.
.
Üzerinde silah var ama silahın ruhsatı yok, daha doğrusu süresi geçmesine rağmen yenilenmemiş.
.
Yani ruhsatsız silah taşıyor.
.
Taşımakla kalmıyor, o silahla adliyeye gidiyor, o da yetmiyor kapıdaki memurundan başsavcısına kadar herkese posta koyuyor.
.
Bu olunca tabi ilin siyaseti ayaklanıyor.
.
Başta il başkanı, vekili olmak üzere harekete geçip ulaşabildikleri herkesi devreye sokuyorlar.
.
Ama savcı namuslu adam olacak ki dik duruyor.
.
Gereken işlem neyse onu yapıyor.
.
Şimdi polis vatandaş arasında böyle tartışmalar olur. Bazen polisler vatandaşa, yetkisini kötüye kullanarak zulmeder. Bazen böyleleri de sadece görevini yapan polise böyle zulmeder.
.
Ben şahsen o adliyeye ayda 9-10 sefer mutlaka giderim.
.
Kapısındaki polisten, memuruna, hakimine, savcısına kadar hepsi de beyefendi, hanımefendi insanlar.
.
Sanık olarak sık sık gittiğim bir adliyede bugüne kadar en ufak bir sorun yaşamadım, son derece kibar insanlar, işlerini de düzgün yapıyorlar.
.
Ha yaptıkları iş çoğu zaman bana zarar veriyor belki ama doğruya doğru, ben ne yanlış davranış gördüm ne duydum.
.
Bu mevzudan bu kadar ses çıkmışsa şayet keramet bizim elemanda.
.
Zira bu zatın ilk vukuatı değil, bizzat kendi partilileri başta olmak üzere neredeyse herkes rahatsız davranışlarından.
.
“Aracı kaldırın” diyen polise saldırmaktan,
.
Vali korumasına “Vali neyse il başkanı da odur, valinin arabasının arkasında il başkanının arabası olacak” demekten,
.
Hava alanında aprona çitten atlayarak girmeye kadar saymakla bitmeyecek davranışlar.
.
Kendisini eleştiren CHP İl Başkanına “Bak kafası gelişmemiş hain…” diyerek tehdit etmek,
.
Yine kendisini eleştiren DEVA Partisi İlçe Başkanına sosyal medyadan “Kazık” resmi paylaşarak tehdit etmek,
.
Sosyal medyada eleştiren DEVA Partisi yöneticisinin evini, adresini sordurmak gibi hareketler de işin cabası.
.
Bir de ihale, iş takibi, kamuda çalışma vs. konular da var, onlar ayrıca ele alınmalı.
.
Ama bu en hafif tabiriyle nezaketsiz davranış ve siyasilerin bu saçmalığı sahiplenmesi meselesi ciddi bir sorun.
.
Hayırdır sayın siyasetçiler, kendiniz ne zannediyorsunuz?
.
Her şeyi geçtik parti tüzüğünüze göre bile orda bulunma amacınız halka hizmet etmek, efendilik etmek değil.
.
Siz iktidar partisi olabilirsiniz ama halkın efendisi değilsiniz, hizmetkarı olabilirsiniz ama bu yönde bir kaygınız da yok.
.
Bu durumu teyit etmek için muhatap bulamıyoruz tabi.
.
Örneğin AKP İl Başkanı Engin Günceoğlu’na konuyu sormamız lazım belki ama basın camiasıyla arasına mesafe koyduğu için, geçtiğimiz yıl ildeki neredeyse bütün basın mensupları beraber tavır alıp kınama mesajı yayınlamıştık.
.
Ancak yine beyefendi siyasi faaliyetlerinin basından gizlenmesini istediği için olsa gerek bütün diyalog kanallarını kapattı. Kendisiyle herhangi bir şekilde diyalog kurabileceğimiz bir kanal bırakmadı.
.
İlin mülki idari amiri vali.
.
Bütün bu hengamede vali nerede bilmiyorum.
.
Kendisi çok yoğun zira.
.
Yoğun olduğu için iletişim kurmakta zorlanıyoruz.
.
Yoğunluğunu merak ettim, araştırdım neyle uğraşıyor diye.
.
“İhale” ile uğraşıyormuş bu ara.
.
Örneğin yoğun olmasa kendisi, ulaşıp soracaktım “Silah ruhsatını geriye dönük yenilemekle ilgili siyasi baskı var mı üzerinizde?” diye.
.
Dedim ya vali bey çok yoğun, çok yoğun olduğu için görüşemiyoruz.
.
Ha silah demişken vali beyin silah ruhsatı politikası da ayrıca etraflıca ele alınması gereken bir konu.
.
Bazı verileri resmi yoldan talep edip bu konuyla ilgili de ayrıntılı yazmayı düşünüyorum, apayrı bir konu.
.
Yine tabi il başkanı Günceoğlu ile de bir diyalog kanalımız olmuş olsaydı direk soracaktım ama buradan soralım;
.
Bu kadar problem çıkaran bir kişiyi, neredeyse bütün partili arkadaşlarınızın karşı çıkmasına rağmen neden listenin başına koydunuz?
.
Hangi işlerinizi takip ediyor?
.
Adınıza takip ettiği işlerle alakanız nedir?
.
Bu pervasızlığın, her şeye rağmen arkasında durmanızla alakası var mı?
.
Her şeye rağmen arkasında durmanızın takip ettiği işlerle alakası var mı?
.
Tabi bütün bunlar cevabını bildiğimiz cevapsız sorular.
.
Belki boşa nefes tüketmek.
.
Ama şimdilik önemli olan şu;
.
Geçmişte yaptığınız gibi, sadece görevini yapan o polis memurlarıyla, başsavcının ayağını torpille, iftirayla kaydırmaya çalışmayın.
.
Çünkü onlar da, sıfatlarından bağımsız, bu toplumun birer fertleri oldukları için, gazeteci olarak haklarını savunmak bana düşer.

Kategori:GenelGÜNCEL HABERLERKÖŞE YAZILARI

Bu yazı yorumlara kapalı.